Sepetinizde 0 Adet Ürün bulunmaktadır.

Ultraviyole Radyasyonu Nedir

uv radyasyonu

Güneş ışınlarının çok az bir kısmını görebiliriz (400-700nm). UV radyasyonu UV-A, UV-B, UV-C olmak üzere güneş ışınlarının % 5'ini oluşturmasına rağmen göz için zararlı ve tehlikelidir. Bu ışınlardan gözün korunabilmesi için UV tutucu optik gözlükler veya güneş gözlükleri kullanılması sağlık açısından önemlidir.

ULTRAVIYOLE RADYASYONU NEDIR? NEDEN ZARARLIDIR?

Güneş Dünyamızdan 150 milyon km uzaktadır. Isı, ışık ve UV radyasyonu yayar. Isı ve ışık dünyamızda yaşayan milyonlarca canlının yasam kaynağıdır. Kısa dalga UV ışınları enerji bakımından daha yüklüdür. Canlı dokular için son derece zararlıdır ve zamanından önce yaslanmasına sebep olur. Güneş ışınlarının çok az bir kısmını görebiliriz (400-700 nm - Bir nanometre milimetrenin milyonda bir büyüklüğünü ifade eder nm) UV radyasyon güneş ışınlarının 13/05'ini oluşturmasına rağmen çok tehlikelidir. Radyasyonu gözlerimizle göremeyiz ve hissedemeyiz ancak zararlı etkilerini gözlemleyebiliriz.

Güneş ışınımı dalga boylarına göre sıralanır ve aşağıda verilen temel gruplar ile ifade edilir.

güneşin zararlı etkileri Gama Işınları

güneşin zararlı ışınları X- Işınları

güneşin zararlı olduğu saatler UV radyasyonu üç bileşenden oluşmaktadır. 320-400 nm dalga boyları arasında UV-A, 290-320 nm arasında UV-B, 200-290 nm arasında da UV-C olmak üzere üç gruba ayrılır.

güneşin zararlı ışınlarından dünyayı koruyan katman hangisidir Görünür (Visible) Işık (400nm-700nm)

güneşe bakmanın zararları Kızıl ötesi (Infrared) Işık

güneşin cilde zararları UV-A, UV radyasyonun en az zararlı şeklidir ve Dünyaya büyük miktarlarda erişir. Çoğu UV-A ışınları ozon tabakasının içerisinden doğrudan geçer.

güneşin göze zararları UV-B radyasyon, potansiyel olarak çok zararlıdır. UV-B radyasyonunun çoğu, stratosferde ozon tabakası tarafından yutulur. %2-5 'i geçer.

uv radyasyonu UV-C radyasyon çok enerjik olduğundan potansiyel olarak zararlı olandır. Stratosferde oksijen ve ozon tarafından yutulur ve asla dünya yüzeyine erişemez.

Yüzeyler UV radyasyonu farklı derecelerde yansıtır. Kar, UV radyasyonunu %85'in üstünde bir miktarla en yüksek bölümünü yansıtır ve UV radyasyon yükseklerde daha da artar. Bu nedenlerle de kayakçılar ve dağa tırmananlar daha çok dikkat etmelidirler. Kuru kum ve beton %12'nin üzerinde yansıtabilir. Su ise sadece %5'ini yansıtabilir. Kumlu sahillerde güneş banyosu yapanlar, bir parkta yeşil çimenler üzerinde güneşe maruz kalanlardan %10'un üzerinde daha fazla UV-B alırlar. Dağcılarda tırmanma sırasında, güneşin sıcaklık etkisinin azalmasına rağmen güneş yanığı olma olasılığı daha fazladır. Dağa tırmananlar ve kar da kayak yapanlar UV radyasyona en fazla maruz kalanlardır. Güneşli bir günde hafif bir rüzgâr serinlemenize neden olabilir, fakat bu cildinize ve gözünüze etki eden UV miktarını değiştirmez. Sıcaklığı UV radyasyonla karıştırmayınız. UV den korunması sırasında dikkat edilmesi gereken bazı konuları sırladığımızda: Deriye ve göze ulaşan solar radyasyonun miktarı; ışınların açısı, mevsim, bulunulan yerin ekvatora olan uzaklığı, stratosferin ozon konsantrasyonu, yükseklik, çevre kirliliği, bulut kütlesi gibi etmenlere bağlı olarak değişiklik gösterir. UVA ve UVB ışınları normal deri üzerinde akut ve kronik etkilere sahiptirler Gökyüzünde güneş ne kadar yüksekte olursa, UV ışınlarının radyasyon seviyesi de o kadar yüksek olur. Buna bağlı olarak, UV ışınlarının seviyesi gün içinde ve yıl içinde değişiklik göstermektedir.

UV RADYASYONUNDAN KORUNMA YOLLARI

Öğlen saatlerinde ışınlara maruz kalma sürenizi sınırlayın. Güneş ışınlarının en şiddetli olduğu öğlen saatlerinde (11.00 ile 15.00 arasında) UV radyasyonu diğer zamanlara göre %70 daha yüksektir. Çalışırken, dışarıda yapılan sporlara katılırken, yürüyüş yaparken koşarken veya güneş altında herhangi bir şey yaparken kaynakçı, medikal teknoloji servisinde, elektrik devre kartları yapımında çalışıyorsanız, güneş lambası, bronzlaşma odası kullanıyorsanız, UV radyasyonuna karşı duyarlılığınızı artıran ilaç kullanıyorsanız, katarak ameliyatı olduysanız mutlaka ihtiyacınıza göre genel amaçlı ya da özel amaçlı kullanılan bir güneş gözlüğü takılmalıdır.

UV 'den korunmak için şemsiye, geniş gölgelik kısmı olan şapka kullanılmalı; açık renkli giysiler giyilmelidir. Vücudunuzun güneş ışınlarına daha tok maruz kalan kısımlarına; kulaklarınıza, yüzünüze, boynunuza, omuzlarınıza ve sırtınıza, dirseklerinize ve ayaklarınızın üst kısımlarına daha fazla önem veriniz. Bulutlara kanmayınız. Güneş ışınları, bulutlardan, sisten ve pustan rahatlıkla nüfuz eder. Çocukluk çağında radyasyona duyarlılık yüksektir. Bebekleri ve gençleri koruyun, cilt koruma faktörü 15 veya daha fazla olan ve vücudun güneşe maruz kalan her yerine uygulanacak olan güneş koruyucuları kullanmak gerekir. Güneş koruyucularını her iki saatte bir yeniden uygulamak, her terleme ve yüzme sonrası yinelemek gereklidir.

Ekvatora olan uzaklık: Ekvatora yakın olan ülkeler ekvatordan uzak olan ülkelere göre daha fazla risk altındadır. Bunun sebebi, ekvatorda UV ışınları atmosferin içini kat etmek için daha kısa mesafeye sahiptir ve ekvatora ulaşmadan önce atmosfer tarafından daha az filtrasyona tabi olurlar.

UV ışınımına yüksek oranda maruz kalırsa, gözümüzün retinası ve dış tabakaları bundan hızla etkilenir. Sonuçta güneşli yanlış gözlemek, tutulma sırasında kataraktın gelişmesine, tutulma körlükleri ya da retina yırtıklarının ortaya çıkmasına yol açar. Retinanın şiddetli görsel ışığa maruz kalması da ışığa duyarlı kanallar ve hücrelerde tahribata neden olur. Işığın bu bölgelerde kimyasal tepkimeye girmesi sonucu geçici ya da kalıcı olabilen görme fonksiyonu kayıpları da belirir. Kişi özel önlemler almaksızın güneşe aralıklı ya da uzun bir süre bakarsa bu fotokimyasal olay, görme bölgesinde ufak kör bir alan meydana getirebilir. Retina bölgesinin herhangi bir acı hissi vermemesi nedeniyle tehlike daha da büyüktür. En azından olaydan sonraki bir kaç saat görme fonksiyonu yerine gelemez. Güneş sadece tam tutulma sürecinde Ay'ın Güneş diskini bütünüyle kapattığı bir kaç saniyelik anda çıplak gözle izlenebilir. Yine de tam tutulma anını çıplak gözle izlemek tümüyle güvenli değildir. Öyle ki, bir tutulmanın parçalı safhalarında güneşin yüzeyi % 99 örtüldüğünde bile (aydınlanma düzeyi yaklaşık alaca karanlık kadardır), geriye kalan güneş hilali retina yanığa yol açacak kadar yeterli ışık şiddetindedir.

Sonuç olarak, ışığı odaklayan herhangi bir optik düzenek ile (mercek, dürbün, teleskop vs.) güvenilir bir koruyucu filtre kullanmaksızın Güneş'e bakılmamalıdır!

UV RADYASYONUNUN CİLT VE GÖZ ÜZERİNDEKİ ETKİLERİ

uv ışını zararları Cilt Üzerindeki Etkileri : Unutmayalım, derimiz kendini koruyabilen bir kalkan değil, yaşayan bir organizmadır. Tüm dünyada her yıl 2 - 3 milyon arasında malin olmayan deri kanserleri ve 130.000'in üzerinde malin kanserlere rastlanmaktadır. Değişen hayat tarzı ve güneş ışınlarından daha fazla yararlanma isteği, deri kanserlerindeki artışın belli başlı sebebidir. Cilt kanseri riski özellikle çocuklukta görülen sık güneşe maruz kalma ve güneş yanıkları, melanoma laterin oranın vücutta yükselmesine sebep olduğu görülmektedir. UV ışınlarına karşı koruyucu bir filtre görevi gören ozon tabakasının incelmesi, sorunu daha da kötüleştirmektedir. UV ışınları nedeni ile meydana gelen diğer kronik deri değişimlerinin içinde, daha çok deri yaşlanması olarak bilinen deri hücrelerinde, kan damarlarında ve lifli dokularda meydana gelen hasarlar yer almaktadır.

uv ışınlarından korunma yolları Göz Üzerindeki Etkileri : UV radyasyonunun zararları kümülatiftir. Ne kadar çok UV radyasyonuna maruz kalınırsa, hayatın sonraki evrelerinde katarakt olma riski artacaktır.

Elde edilen kanıtlar hem UV-A' ya hem de UV-B' ye maruz kalındığında uzun veya kısa süreli göz ve görme hasarlarına yol atabilecekleri tezini desteklemektedir. UV ışınlarının göz üzerindeki şiddetli etkilerinin içinde, kornea ve irisin iltihaplanması, konjonktivanın iltihaplanması yer almaktadır. Gözün UV ışınlarına maruz kalması sonucunda, uzun vadede ortaya çıkan etkilerinin biriside konjonktiva kanseridir. Su anda dünyada 16 milyon insan katarakt nedeni ile kör olmaktadır ve WHO' nün araştırmalarına göre bu insanların %20 'si UV ışınlarına maruz kaldıkları için katarakt olmaları nedeniyle kör olmuşlardır. UV Radyasyonu katarakt, ve muhtemel noktasal dejenerasyon riskini arttırmaktadır. Birçok faktör katarakt riskinin oluşmasına katkıda bulunur. Atmosferik ozonun % 10 azalması halinde katarakt riskinin her yıl için % 5 ( Dünya genelinde 1,6 - 1,7 milyon yaka demek ) artacağı hesaplanmaktadır.

Özetle,

UV radyasyon güneş ışınlarının %5'ini oluşturmasına rağmen çok tehlikelidir. Radyasyonu gözlerimizle göremeyiz ve hissedemeyiz ancak zararlı etkilerini gözlemleyebiliriz. Ultraviole radyasyonu UV-A, 290-320 nm arasında UV-B, 200-290nm arasında da UV-C olmak üzere üç bileşenden oluşmaktadır. UV radyasyonunun zararları kümülâtiftir. Ne kadar çok UV radyasyonuna maruz kalırsa, hayatın sonraki evrelerinde katarakt olma riski artar.

Bütün gözlük camları ve güneş gözlüğü camları TS EN 1836 - 2003'e göre kullanılan malzemenin yüzey kalitesi özetle şöyle olmalıdır. Kabarcıklar, çizikler, yabancı maddeler, koyu noktalar, oyuklar, döküm izleri, çentikler, takviyeli noktalar, su benekleri, gaz kalıntıları baloncuklar, talan, çatlaklar, cilalama kusurları, malzeme veya işleme kusurları olmamalıdır. Basınca karsı mukavemetli (dayanaklı) olmalı göz ve yüz güvenliğini önerilen standartları da karşılamalıdır. Bütün gözlük camları ve güneş gözlüğü camlarının, standart çelik bir bilye testi esnasında kırılmamasını öngörmektedir.

Güneşe karşı koruyucu filtreler, kolaylıkla tutuşabilecek malzemelerden yapılmamalıdır. Yanmaya ve alevlenmeye dayanıklı malzemelerden üretilmelidir. İmalatçılar; tahrişe, zehirli reaksiyonlara veya normal sağlıklı bir durumda takıldığında ciltle teması sonucu zararlara yol açtığı bilinen çerçeve malzemeleri kullanmamalıdır. (Kanserojen, tahriş edici zehirli ve alerji yapacak materyaller kullanılamaz).