Sepetinizde 0 Adet Ürün bulunmaktadır.

Gözlük Seçimi Nasıl Yapılır

gözlük seçimi nasıl yapılır

YÜZ ŞEKLİNE GÖRE GÖZLÜK SEÇİMİ

Çerçeve çizgilerinin inceliği veya kalınlığı gözlüğün hem fonksiyonlarını hem de estetiğini değiştirir. Aynı biçimde yapılmış ince metal gözlükle, kalın plastik gözlük çerçevesi farklı görünümdedir. İnce metal gözlük yüzde daha az fark edilecek, kalın plastik çerçeve daha belirgin olacaktır.

Gözlük çerçevesinin kusur örtücü özelliğinden faydalanmak için bazen kalın plastik çerçeveler de tercih edilebilir. Selüloz asetat çerçeveler, ağırlığı burnun üzerine ve yanlarına dağıttığı için daha az hissedilebilir. Metal çerçevelerde ağırlık iki plaket üzerine yoğunlaştığı için ağırlık hissi rahatlığı azaltır. Küçük boyutlu plaketler terleme ile burun üzerine kayar. Çok soğuk günlerde çerçevenin metal sapları cilde değdiğinde soğukluk hissi oluşur. Plastik çerçevelerde bu olumsuzluk daha azdır. Son yıllarda bu dezavantajlardan dolayı plaketlerin boyları büyültüldü. Yumuşak silikon ve kauçuk malzemeler kullanılmaya başlandı. Sapların tamamı veya en azından cilt ile temasta olan yerleri plastik malzemelerle kaplandı. Gövde kısmının metalik görüntüsünü çeşitli renklerle, lak ve vernikle kaplanarak doğal bir görüntü kazandırıldı. Günümüzde metal çerçeveler inceliği, estetik görünümü ve sağlamlığı nedeniyle plastik çerçevelerden daha sık kullanılırlar.

Cilt renklerine göre yapılacak gözlük çerçevesi seçiminde de aşağıdaki ipuçlarına dikkat etmek faydalı olacaktır Çerçeve seçiminde şahsın ten ve saç rengi de önemlidir. Kumral saçlı ise hafif mavi, kızıl ve kahve tonları olmalı. Kahverengi saçlı ise kahve, altın ve gül tonlarında; siyah saçlı ise koyu renkli çerçeve seçilmelidir. Çerçevesiz gözlük yüzü açacak ve koyu renkli çerçeveli gözlükten daha sempatik gösterecektir. Açık renkli ciltler hafif renkli çerçeve ile uyum sağlar. Çok hafif veya çok açık renkli bir çerçeve açık renkli kişiler üzerinde gözlük yokmuş hissi uyandırır. Bu bağlamda donuk cilt tonu sıcak bir çerçeve rengi ile güzelleştirilebilir. Sıcak cilt renkleri ise açık renk çerçeve ile bütünleştirilebilir.

gözlük seçimi erkek Yuvarlak Yüz: Çerçevelerin yüzü daha uzun ve ince göstermesi gerekir. Genel anlamda aranması gereken, yüzün en geniş kısmına eşit veya çok az daha geniş çerçevelerdir. Yüksek şakaklı çerçeveler daha uzun bir görünüş etkisi verir. Kas çizgili çerçeveler de (kalın veya belirgin üst çerçeveler) gözü çekik gösterir ve bu etki yüzün daha uzun görünmesini sağlar.

Çerçeve önerileri: Köşeli veya dikdörtgen, genişçe çerçeveler

gözlük seçimi kadın

gözlük seçimi ve makyaj Üçgen Yüz: Göz bölgesi vurgulanarak yüzün alt kısmındaki vurgu azaltılmalıdır. Sakağa doğru sivrilen çerçeveler bu dengeyi sağlamakta yardımcı olabilir. Alt çerçevesi olmayan metal modeller de deneyebilirsiniz.

Çerçeve önerileri: Üst hatları düz olan çerçeveler.

yüze göre gözlük seçimi bayan

yüz şekline göre gözlük seçimi bayan Elmas Şekilli Yüz: Bu yüz tipinde geniş veya yüksek elmacık kemikleri, dar alın ve çene bulunur. Oval çerçeveler yüzün kenarlarını yumuşatır; yumuşak kıvrımları olan kare çerçeveler de aynı etkiyi yaratabilir. Her durumda çerçevenin elmacık kemiklerinin genişliğinden daha geniş olmamasına dikkat edilmelidir. Çerçeve önerileri: Oval, kare, çerçevesiz.

bayanlarda gözlük seçimi Oval yüz: Oval yüze hemen her çerçeve uyar. Yumuşak köşeleri olan ve sakağa doğru yükselen kare seklinde çerçeveler oval yüzlere daha çok yakışır.

Çerçeve önerileri: Herhangi bir çerçeve olabilir.

gözlük seçiminde nelere dikkat edilmeli

doğru gözlük seçimi Kare Yüz: Bu tip yüzde kuvvetli bir çene çizgisi, geniş bir alın ve elmacık kemikleri bulunur. Köşeleri yumuşatmak için yumuşak, kıvrımlı çerçeveler seçilecektir. Klasik oval çerçeveler de bu yüz tipine yakışır. Çerçeve önerileri: Oval, yuvarlak Uzun yüz: Yüzün en geniş yerinden daha geniş olmayan bir çerçeveyle yüzün olduğundan daha geniş ve kısa görünmesi sağlanabilir. Bu tip yüzde yuvarlak ve kare çerçeveler çok başarılıdır. Enine hatları kısa, boyuna hatları uzun olan çerçeveler de bu yüze göredir.

Çerçeve önerileri: Yuvarlak, kare

yuvarlak yüz gözlük seçimi erkek

Köşeli bir yüz biçimine; köşeleri belli olmayan oval, yuvarlak, elipsoid, damla biçimi; Oval, yuvarlak bir yüze; köşeleri daha belirli gözlükler önerilir. İnce uzun bir yüze; sakakları biraz taşan, toplu bir yüze sakaklarla aynı hizada, kasların aşağı doğru inmesine karşıt olarak yukarı doğru hafif çekik ya da en azından düz gözlükler seçilmelidir. Kemerli burunlarda; kemeri örtecek düşüklükte ve kalınlıkta köprüsü olan gözlüklere yönelmelidir. Gözleri birbirine yakın olanlar için; ince atlı burun atkısı olan ince ve dar çerçeveler seçilmelidir. Uzun burunları daha kısa göstermek için burun atkılarının biraz kalın ve düşük seçilmesi gerekir.

GÖZLÜK SEÇİMİNDE RAHATLIK

Gözlük çerçevelerinde rahatlığı sağlamak için öncelikle burun köprüsüne, çerçevenin saplarına ve gövdesine bakılır. Plastik çerçevelerde köprü yanlarının ve üstünün buruna tam teması Metal çerçevelerde, plaketlerin tam olarak burun yanlarına basması, sapların uygun uzunlukta olup olmadığı, kulağa baskısı önemsenir. Çerçevenin sağ ve sol halkalarının yüz estetiğini bozmayacak kadar biçimli durmasına özen gösterilir. Alttan yanağa değmemesine ve üstten kaşla aynı hizada olmasına dikkat edilir. Çerçevenin sakaklardan taşacak kadar büyük, sakaklardan içeride kalacak kadar küçük olmaması tercih edilir.

GÖZLÜK SEÇİMİNDE ESTETİK

Gözlüğün biçimi, rengi ve aksesuarları ile yüzdeki görünümü kişinin yaşı, kişiliği, mesleği statüsü, sac ve cilt rengi ile uyumlu olmalıdır. Gözlüğün biçimi, daima yüzdeki olabilecek kusurları daha da belirgin hale getirmeyecek nitelikte olmalıdır. Şişman gergin bir yüzü daha şişman, dört köşe bir yüzü daha köşeli, dar ve ince bir yüzü daha ince, kasların kusurlarını belirginleştirecek şekilde düşük ve yüksek duruşlu çerçeveler seçilmemelidir.

Burun kemerini veya burun uzunluğunu belirginleştirecek şekilde köprüsü olan, birbirine yakın ya da hafif şehla gözlerin kusurlarını ilk bakışta gösteren yapıda olmamalarına özen gösterilmelidir.

GÖZLÜK SEÇİMİNDE RENK

Gözlüğün şeklinin yüz biçimiyle bir zıtlık teşkil etmesini prensip olarak kabul edersek aynı zıtlık ilkesini cilt rengiyle gözlük rengi arasında da kurabiliriz. Soluk bir cilt biraz belirgin sıcak renkli bir çerçeve, canlı renkli parlak bir cilt için ise cildin rengini örtmeyen açık bir renk tercih edilmeli, en azından çok belirgin bir renk olmamasına dikkat edilmelidir. Koyu renk cildi olanlara daha az belirgin, açık renk cildi olanlara hatları ve rengi belli olan gözlükler seçilebilir.

Donuk bir cilt rengi sıcak renkli bir gözlükle, sıcak renkli bir cilt pastel renkli bir gözlükle dengelenir. Kısaca, renk seçiminde de bir tabloda olması gereken denge aranır. Bu tablonun güzel görünmesi, içinde barındırdığı kontrastlara ve uyumlu geçişlere bağlıdır. Bu uyuma saç rengini de dâhil etmekte fayda vardır. Saç rengiyle çerçeve rengi arasında zıtlık değil, uyum aranır. Sıcak saç tonlarına sıcak renkler, soğuk saç tonlarına soğuk renkler daha doğal bir uyum sağlar.

Kır saçlı birine beyaz metalik gri renkler daha uyumlu, sarı ve sarının tonlarında saç rengi olanlara sarı-altuni metalik renkler ve kahverenginin tonları gözü rahatsız etmeyen bir uyum sağlar.

uzun yüz gözlük seçimi erkek Açık ten: Açık gül veya amber rengi gibi açık renk ve hafif çerçeveleri tercih ediniz. Bu renkler açık tenli kişilerde güzel durur. Mavi, yeşil gibi çerçeveler ise açık tenli insanların yanaklarındaki canlılığı götürür.

oval yüz gözlük seçimi erkek Koyu ten: Koyu veya yanık ten ve koyu saçlı insanlarda gümüş, altın ve şeffaf gözlük çerçeveleri harika durur. Bu tip kişilerin fazla ağır kaçabilecek siyah renklerden uzak durmaları iyi olur.

GÖZLÜK ÇERÇEVESİ DEFORMASYONLARI

İlk alınışta gözlük çerçevelerinde teknisyenin dikkatinden kaçan bazı deformasyonlar olabileceği gibi, kullanım ve taşıma yanlışlıkları sonucunda da çerçeve deformasyona uğrayabilir. Böyle bir deformasyon tespit edildiğinde ideal duruma getirmek gerekir.

İdeal durum;

fotoğrafla gözlük seçimi Köprünün tam ortasında dikine bir düzlem bulunduğu varsayılarak sağ ve sol gövdelere bakıldığında her iki taraf da simetrik olmalıdır.

fotoğraflı gözlük seçimi Gövdenin göz tarafında kalan iç kısmına 180° de bir düzlem konulduğunda (menteşelere dayanacak şekilde) sağ ve sol halkalar bu düzleme eşit mesafede olmalıdır. Bu eşitlik aynı zamanda camların merkezlerinin korneaya eşit uzaklıkta olmasını sağlayacaktır. (Sağ ve solda çok farklı diyoptriler istisnadır).

ideal gözlük seçimi Eğer şaşılık yoksa gözbebekleri sağ ve sol gövdede aynı yerde olmalıdır. Şayet burunda eğiklik varsa, gözlük çerçevesi yüzde tam simetrik durmayacaktır.

iyi gözlük seçimi Gözlük gövdesi her iki yandan bakıldığında yanağa doğru eğimi (pantaskopik acı) eşit olmalı ve yanağa değmemelidir.

yüze göre gözlük seçimi kadın Sapların kulağa dönen kısmı kafa ile kulağın birleşme eğrisini takip edecek biçimde olmalıdır.

yüz tipine göre gözlük seçimi kadın Sapın en uç noktası hem kulak arkasına hem de kafa derisine fazla baskı yapmamalıdır.

gözlük seçimi nasıl yapılır Gözlük sapları açılarak önce düz sonra ters bir şekilde düzgün bir zemine konulduğunda sap uçları veya büküm yerleri zemine değmelidir.

İNSAN YÜZÜNÜN PUPİLLA ÖLÇÜLERİ

Pd (pupillary distance),

PE (pupille ecartemente) sembolleri sağ ve sol göz pupillaları arası mesafeyi göstermek için kullanılır.

Uzağa bakışta lenslerin optik merkezlerinden, bakışın sağlanması gerekir. Bu sebeple de iki gözün görme eksenleri arasındaki açıklığı bilmek gerekir. Bu aralığa pupillalar arası mesafe inter pupiller açıklık Pd pupillary distance denir. Pd PE sembolleri ile reçetelerde gösterilir.

Pupilla ölçümü alınırken; ölçüyü alan optisyenle gözlük kullanıcısı göz göze aynı hizada olmalıdır. Aksi halde yanlış ölçü alınır. Aralarında 40cm mesafe olup da göz seviyeleri arasında 5cm fark bulunursa, ölçümde 2.Smm'lik bir fark ortaya çıkar. Kullanıcı uzun boylu ise biraz aşağı, kısa boylu ise biraz yukarı bakar. Ölçüyü alırken bu doğal bakış şekline dikkat edilmelidir.

Sağ ve sol göz Pd mesafeleri eşit olmayabilir. özellikle progresif gözlük camlarının tespitinde ölçünün (monoculer) her göz için ayrı alınması gereklidir.

Pd R : Sağ göz pupilla mesafesi

Pd L : Sol göz pupilla mesafesi

Şeklinde kayıt edilmelidir.

Pupillalar arası mesafe üç şekilde ölçülebilir.

optik gözlük seçimi Kornea Yansımalı Pupillametre

online gözlük seçimi Oftalmik gözlük cetveli

gözlük seçimi resimli Karşılıklı oturarak el lambası ile yansıma elde edilerek, gazlı kalemle.

Çerçeve şablonu üzerinde işaretlemek suretiyle kullanıcı tek gözlü ise pupilla merkezinden burun köküne olan mesafe şaşı ise ölçüm mutlaka her göz için ayrı (monoculer) yapılmalıdır. Bir göz kapatılarak ölçü alınmalı, daha sonra aynı işlem diğer göz için tekrarlanmalıdır. Göz kapatıldığında şaşı göz normal yerine gelecektir. Gözlük camları çerçeveye monte edilirken kullanıcının optik merkezden bakması temin edilmelidir. Yatay ve dikey merkezleme yapılmazsa kullanıcı optik merkezin uzağından baktığında, göz gelen ışın doğrultusunda görüntü algılaması yapacağı için prizmatik etki meydana gelir. Baktığı cismi farklı yönde prizmanın tepesine doğru kaymış olarak algılar. Bu da gözün yorulmasına, gözlüğü kullanamama, baş ağrısı ve benzeri sonuçların ortaya çıkmasına neden olacaktır.

Bu nedenle, istenmeyen prizmatik etkiden gözleri korumak için gözlük camları yatay ve dikey yönde desantre edilerek kullanıcının optik merkezden bakmasının temin edilmesi gerekir. Desantrasyon; camın optik merkezinin geometrik merkezden, çerçeve boyutlarına ve kullanıcının Pd mesafesine göre uzaklaştırma işlemidir. Desantrasyon gözü istenmeyen prizmatik etkiden korumak ya da istenen prizmatik etki yaratmak için yapılır. Kullanıcı optik merkezden bakacak şekilde lensleri gözün önüne tespit edilmişse baktığı objenin imajını gerçek yerinde algılar.

Monoküler ölçümde tek göz kapatılmalı, gözlük kullanıcısın sağ gözünün pupilla mesafesini ölçüyorsa, kendi sağ gözümüzü kapatarak sol gözümüzle bakar pozisyonda ölçüm alınır. Sol gözü ölçüm yapılıyorsa, kendi sol gözümüzü kapatarak ölçüm yapmalıdır.

KARŞILANMA VE ÇERÇEVE SEÇİMİ

Optik mağazasına gelen kişiler genellikle göz hekiminden, kısa bir süre önce gözlük reçetesi alarak, reçeteleri karşılığı optik görme sağlık gerecini edinmek isteyen kişilerdir. Bunun dışında eskiyen gözlüğünü yenilemek amacıyla veya yedek gözlük yaptırmak amacıyla da gelenler olabileceği gibi, sadece var olan çerçevesine cam, ya da camlarına uygun çerçeve almak isteyenler de olabilir. Fakat bütün bu durumlarda sağlıklı bir işlem yapabilmek için mutlaka bir gözlük reçetesi gerekmektedir. Reçete yerine bazen kişinin memnun olduğunu bildirdiği gözlüğünden, fokometre yardımı ile diyoptriler okunarak da aynı diyoptrilerde bir gözlük yapmak mümkündür. Sipariş alınırken, reçete de olsa, diyoptriler fokometre ile ölçülse de, mutlaka iki göz bebeği arasındaki mesafe (Pd) bir pupillametre ile ölçülmelidir. Hekim reçetesinde Pd mesafesini belirtmiş olsa bile, emin olma amacıyla tekrar ölçülmesinde fayda vardır.

Reçete iyice gözden geçirildikten sonra, bir kural dışılık veya eksiklik görülürse, bundan sahsı haberdar edip, hekimini aramak ve bu durumu hekime iletmek gerekir. Ancak bu diyalogdan sonra gözlük seçimine geçilebilir.

Şahsın ezbere vereceği diyoptri bilgilerine itibar etmemek ve mutlaka bir reçetenin, eğer yoksa eski gözlüğünden bu bilgilerin doğrulaması halinde, kesin sipariş almak geçerli olan yöntemdir. Çünkü yaşanan tecrübeler, bu bilgilerin çoğunlukla yanlış olduğunu göstermiştir. En çok görülen yanlışlıklar (+ )ve (-) işaretlerinin yanlış hatırlanması ve hatalı rakamlar verilmesidir. Reçetesini alalı bir yıl ya da daha fazla olmuşsa; kendisine, yeniden bir kontrolden geçmesi önerilmelidir. Bu tavsiye, yeni bir gözlük yaptırmadan önce, ortaya çıkabilecek riskleri azaltmak bakımından iyi bir önlemdir. Bu yolla hem gözünün en son durumunu öğrenmiş olur, hem de daha uzun süre kullanabileceği bir gözlüğün diyoptrileri tespit edilmiş olur. Aksi halde yetersiz bir diyoptri, gözlük kullanıcısının optik müessesinden memnuniyetini engeller.

Ametropa sürekli gittiği bir göz hekimi olup olmadığı sorulur, yoksa tavsiye edilecek doktorların isim ve telefon numaralan verilerek iyi kolaylaştırılmış olur.

Gözlük kullanıcısının diyoptrisini optisyenin ya da gözlükçünün tespit etmeye kalkması hem yanlış, hem de 5193 sayılı optisyenlik hakkındaki kanununa göre yasaktır. Şahıs bu konuda ısrarlı bile olsa, bunun kendi göz ve görme sağlığı açısından doğru olmayacağını söyleyerek, gerekli uyarı ve tavsiyenin yapılması şarttır. Hatta bilinen diyoptrisini azaltmak veya yükseltmek bile yanlışlıklara neden olur. Ancak bir doktor muayenesi ile bu tür değişiklikler belirlenebilir.

Daha önce kullandığı gözlüklerden şikayetleri dikkatle dinlenir ve böylece yeni yapılacak gözlükte aynı şikayetlerin tekrarlanması önlenir. Bu şikayetler; önceki gözlüğün sık sık burundan kaydığı, burunda kızarıklığa neden olduğu, kulak arkasını acıttığı, ağırlığının fazla olduğu, sakakları çok sıktığı, yanaklara baskı yaptığı, çerçevenin çabuk deforme olduğu, gereğinden ağır olduğu, gereğinden ufak veya büyük olduğu, numara, Aks veya pupilla mesafesinin uygun olmadığı, yakışmadığı, camının kalın göründüğü, çerçevenin kaplamasının cilt terlemesi ile çabuk bozulduğu vs. şeklinde olabilir.

Bunlara ilave olarak, kişilere özgü ayrıntıları da bu diyalog içinde bulmak mümkündür. Örneğin; bazı kişiler yıllardır alıştıkları belli bir formdan vazgeçmek istemezler. Bazı renkleri veya modelleri kesinlikle sevmediklerini belirtebilirler. Bu ayrıntılar kişinin ifadesinden anlaşıldığında bu tür çerçevelerin veya camların tavsiyesinden vazgeçilebilir. Ama bu yanlış alışkanlıktaki ısrarını kabul etmek anlamında değildir. Uzunca süre hatalı gözlük kullanmış bir kişiyi, bu alışkanlığından vazgeçirmek sabırlı olmayı gerektirir. Bazen bir kullanıcının farkında olmadığı yanlışlıkların kendisine söylenmesi gerekir. Örneğin, yüksek derecede miyopisi veya hipermetropisi olup, iki gözbebeği birbirine yakın olan kişilerin büyük gözlük çerçevesinde ısrar etmesinin, camın kalınlığına, gözlüğün ağırlığına, hatta Pd'nin reçetede belirtilen ölçüye uygun olmayacağına ikna etmek gerekmektedir. Boş gözlük çerçevesini denerken, mutlaka bu çerçeveye monte edilecek cam ile birlikte düşünerek önerilmeli, çerçeve seçiminde küçükten başlanarak büyüğe doğru gidilmelidir. Gözlük çerçevesi yüksek konkav bir cam taşıyacak ise çok büyük olmamalıdır. Çerçevenin göz ölçüsü ne kadar büyükse, camın kalınlığı o nispette çerçeveden taşacak, bu taşma hem estetik olmayacak, hem de aşırı ağırlığa neden olacaktır. Ağırlığın artması gözlüğün kullanılmasını güçleştirecek, gözlüğün buruna ve kulak arkasına baskısı artacaktır. Sık sık burundan kayma eğilimi gösterecektir. Organik cam (CR 39) kullanıldığında kısmen ağırlık azaltılabilir, fakat bu sefer de camın aşırı kalınlığına engel olunamayacaktır. Kalınlığın getirdiği sorunların basında estetik olarak camın ön yüzden bakıldığında kenarlarındaki halkalaşmaların çirkinliğidir. Bu nedenlerle yüksek konkav diyoptrili camlarda, yüksek kırma indeksli olanları tercih etmek gerekir. Yüksek konveks camlarda orta kalınlık kullanılan çap ölçüsüne bağlı olarak değişir. Örneğin : (+6.00) diyoptride 60mm, 66mm, 70mm çaplarındaki camlar değişik orta kalınlığına, dolayısı ile farklı eğime sahiptirler. Çap büyüdükçe camın bombesi ve ağırlığı artar. Bu tür yüksek konveks diyoptriler içinde geçerli tavsiye, çerçevenin büyük seçilmemesidir. Çünkü göz ölçüsü büyük bir çerçeve için kullanılacak büyük çaplı cam, hem çirkin bir görüntü oluşturacak, hem de ağırlığı artıracaktır. Ayrıca gözü büyütme etkisi de daha bariz hale gelecektir. Yüksek astigmat camlar için kolay biçim verilebilen plastik veya metal çerçeveler tercih edilmelidir. Aksın dönmesini engellemek içinde yuvarlak olmamalıdır. Özellikle yatay eksen dışında kalan akslarda, yüksek silindirik camlar, monte aşamasında çerçeveyi oldukça deforme ederler. Bu deformasyon camın montesinden sonra düzeltilebilecek özellikte olan çerçevelerle kolaylıkla giderilebilir. Fakat sert metallerde ve sert plastiklerde bu işlem bazen imkansızdır. +(3.00) veya (-3.00) diyoptriden kütük camlarda orta ve kenar kalınlıkları çerçeve seçiminde daha geniş çaplı camlar kullanılabilir. Çerçeve seçiminde fonksiyonla birlikte estetik, rahatlık ve kalite düşük diyoptrili lenslerde daha kolay sağlanır. Mineral camlarda UV tutucu özellikte seçilmelidir.

Çerçeve seçiminde insan yüzünün anatomik yapısına uyum sağlaması ikinci önemli faktördür. Dikkat edilecek özelliklerin basında çerçevenin buruna oturması gelir. Plastik çerçevelerde burunluk plaketi olmadığı için sonradan bir ayarlama yapılamaz. Bu nedenle seçim anında, çerçevenin burun köprüsünün iç yüzeylerinin tam olarak buruna oturması gerekir. Böyle boylu boyuna buruna temas eden bir gözlüğün ağırlığı geniş bir alana dağılacağından burundan kolay kaymaz ve burunun üst kemer veya yanlarında kızarıklığa neden olmaz. Sağa veya sola doğru eğriliği olan burunlarda plastik çerçeveden kaçınılmalıdır. Çünkü bu burun yapısına plastik çerçeveyi oturtmak mümkün olmaz. Keza düşey burun yapısına (boksör burnu gibi) sahip olanlarda veya çerçevenin alt kenarlarının yanaklara değmesi durumunda metal çerçeveleri tercih etmek gerekir. Çünkü plaketlerin ayarlanabilir olması böyle bir olumsuzluğa çaredir. Japonların burun yapısı konu edilen duruma örnektir. Plastik çerçevelerin denenmesinden sonra yeteri kadar rahatlık sağlanamayacaksa, metal çerçeveler tercih edilmelidir. Plastik çerçevede ısrar etmek cam takıldıktan sonra ağırlasan gözlüğün rahatsızlığını artırır. Çerçeve seçiminde ideal büyüklüğe karar verdikten sonra burundaki rahatlığı dikkatle incelemek gerekir. Burun çerçeveyi yanağa değmeyecek kadar uzakta, gözden çok uzak olmayacak kadar yakında tutabiliyorsa idealdir. Çerçeve buruna ideal şekilde yerleştiğinde, üst sınırı kas hizasında olabilirse daha estetik görünür. Kaşın üstünde veya altında kalan gözlük çerçevesi aynı derecede estetik değildir. Çerçevenin üst çizgisi iki ayrı hat oluşturacağı için görünümü dışarıdan bakanlar için estetik olmaz. Çerçevenin üst çizgisinin kas hizasında olması estetik kaygı yanında bir de optik yararlanma yönü vardır. Göz lensin optik merkezine ne kadar yakın yerden bakarsa, o kadar görüş netliği artar, prizmatik etki meydana gelmez. Kas hizasından düşük olan çerçevelerde optik merkez göz merkezinin üstünde kalacağından, diyoptriden tam olarak yararlanamaz Multifokal camların tespit edileceği çerçeveleri daha dikkatli seçmek gerekir. Bu tür çerçevelerde yanağa doğru biraz eğimli (pantoskopik atı) ve B boyutunun derinliğinin fazla olması yakın görüsün iyi olması için tavsiye edilir. Aynı zamanda yakın okuma segment veya alanın çerçeve içinde yeterince kalması gerekir. Bazı çerçeve modelleri bu yüzden ideal değildir. özellikle kişinin iki gözbebeği arasındaki mesafe kısa olduğundan (60 mm veya daha az), yakın bakışta gözler birbirine daha da yaklaşacağından, okuma segmentleri iyice buruna doğru yanaşacaklardır. Böyle durumlarda armudi veya oval çerçevelerden kaçınmak gerekir. Daha ziyade burun kenarlarına teğet geçen modeller tercih edilmelidir. Günümüzde progressive lenslerin yeni tasarımlarıyla daha küçük çerçevelere tespit imkanı vardır.

Çerçevede uygun büyüklüğe karar vermek için bazı kriterler kullanılabilirse de, asıl olan diyoptriye ve Pd'ye uygunluğudur. Eğer diyoptri ve Pd bir kısıtlama getirmeyecek nitelikte ise şahsın yüz veya sakak genişliği, çerçevenin saplarının dışa doğru açılmadan düz gövdesi ile 90° civarında bir açı yaparak takılabiliyorsa, ideal ekartman seçilmiş demektir. Çerçevenin son sınırları sakak çıkıntısı ile aynı hizada görünmelidir. Kişinin tam burnu hedeflenerek cepheden bakıldığında yüzünün yan çizgileri çerçevenin yan çizgileri ile aynı paralelde ise, bu büyüklük ideal kabul edilmelidir.

Çerçevenin yana doğru genişliği tespit edildikten sonra, üst çizgisinin kas hizasında, alt çizgisinin yanağa değmeyecek kadar yukarıda ve burun kıvrımını geçmeyecek gibi aşağıda düşünüldüğünde sınırları çizilmiş olur. Fakat bütün bu ölçülerin yanı sıra, deneyerek de ideal gözlük çerçevesi bulunabilir.

Çerçeve seçiminde ülkemizde pek üzerinde durulmayan bir özellik de sapların uzunluğudur. Kulak arkasına tam dönmeyen kısa saplar veya gözlük kılıfına sığmayacak kadar çerçeveyi tasan uzun saplar da ideal değildir. Birinciler kulak arkasında kızarıklığa neden olur ve burundan kolay kayarlar. Bunun için bir kriter belirlemek gerekirse kulağın arka ortasında nihayetleşen uzunluklar hem kaymayı önleyecek hem de çerçevenin estetiğini bozmayacak kadar uygun uzunluktadır. Sapın kulakla kafa arasındaki birleşme noktasını teğet şekilde bükülmesi, bu bölgede kızarıklığı önler. Kısmi basmalar veya sert, köseli sap bükülmeleri kullanan kişiye rahatsızlık verir.

Çerçevenin plastik veya metal olmasına karar vermek öncelikle şahsın isteği ile ilgilidir. Bu konuda kişinin bir kararı yoksa veya tercihini değiştirebilir görünüyorsa, o zaman buruna ideal oturan yanağa değmeyen kas hizasında, ideal büyüklükte, bir çerçeve seçilebilir. Metal çerçevelerde kayma şikayeti olan kişilere, silikon kauçuk plaketleri olan çerçeveler tavsiye edilir. Metal çerçeveler darbeye karsı daha dayanıklıdır. Bu nedenle sporculara da, çocuklarda dikkatsiz ve hor kullananlarda tercih edilmesi uygundur. Metalde meydana gelebilecek deformasyonlar daha kolay düzeltilebilir. Metal çerçeveler sıcaktan fazla etkilenmezler. Metallerin ısı iletkenliği sıcak havalarda sorun olmazken, soğukta ciddi bir dezavantaj yaratırlar. Cilde değen metal saplar kullanan kişiye soğuk etkisini hissettirerek huzursuzluk nedeni olabilirler. Çok soğuk iklimde yaşayanlara plastik çerçeve ya da sapları plastik olan metal çerçeve önermek daha geçerli bir yöntemdir.

Metal çerçeveler plastik malzemeyle kombine veya misinalı da olabilir. Plastik malzeme metalin direkt cilde değmesini önlemek için plastik burunluk, plaket, plastik sap veya plastik süsler olabilir. Kullanılan plastik nevi Selüloz Asetat, Selüloz Propiyonat, Optyl, SPX, Polykarbon veya sentetik sedef olabildiği gibi PoliVinil Clorür türü veya silikon da olabilir.

Metal çerçevelerde kaliteyi belirleyen özelliklerle ilgili de şunları söyleyebiliriz. Gözlük; görmeyi temin eden optik bir sağlı' gerecidir. Göz ve görme sağlığı açısından son derece zararlı, ünlü markaların kötü taklidi sahte işporta gözlükleri, çok ucuz olması, satın alan ya da kullanan için suç teşkil etmemesi nedeni ile ne yazık ki hala önemli miktarda pazarda yer buluyor. Dünyada olduğu gibi, ülkemizde de bu sahte taklit ürünlerin satışının, tamamen sıfırlanması mümkün değildir. Ancak eğitimle yasal önlemlerle ve uluslararası standartlara uygun üretim ile azaltılabilir.

Bir gözlüğün kaliteli olabilmesi tasarımının yanı sıra, insan sağlığı açısından, kullanılan kimyasalların alerjik ya da toksik etki yaratmadığından emin olunmasına, dış etmenlere karşı dayanıklı olmasına bağlıdır. Kullanılan metallerin, vidaların, yayların, ölçümlerin, kaynağın bağlama direncinin istenilen uygunlukta olmasına dikkat edilmelidir.

Metallerin korozyona karşı korunması, dayanıklılığının arttırılması, CO2 ve 02 geçirgenliğinin azaltılması, dekoratif görünüm kazandırılması yüzey sertliği ve dayanıklılığının attırılması amacıyla yapılan kaplamalar gözlük kalitesinde belirleyici unsurdur. Bu amaç için nikel kaplamalar 19. yüzyıldan beri metal yüzeyleri korozyondan korumak ve onlara dekoratif ve mühendislik özellikleri kazandırmak amacıyla yapılmaktadır.

Metallerin korozyon etkisi ciltle temasta insan sağlığı açısından çok büyük tehlike içermektedir. Metalin oksitlenmesiyle açığa çıkan pas alerjik bünyelerde problem olmaktadır. Gözlük çerçevelerinde bu tür etkileri ortadan kaldırmak, metalin insan vücuduna zararlarını en aza indirmek amacıyla yapılan nikel kaplamalarda kaplama kalınlığı çok önemlidir. Korozyon direnci çoğunlukla kaplamanın kalınlığına bağlıdır. Kaplamanın fonksiyonel gereksinimleri çok önemlidir. Kaplama kalınlığını kararlaştırmak için genellikle mikrometre okumaları kullanılır. ASTM standardı 8847 kaplanmış parçanın karşı kısmının metalografik tetkikinin temel alındığı, bir levha kalınlığı ölçme metodunu tanımlar. Bu standarda göre gözlük çerçevesi üzerinde birim alana düşen nikel miktarının; ciltle temasta insan sağlığı açısından zararsız olması için 0,0/ug/cm2/sa-0.5/ug/cm/sa aralığında olması gerekir (Standart referanslar ENV 14027, EN 1811)

Bir optik çerçevenin kaliteli olması demek sadece üzerindeki kaplamanın kalın olması ve dekoratif açıdan iyi görünmesi demek değildir Gözlüğün kaliteli olabilmesi, gerekli olan bütün şartların yerine getirilmesiyle mümkündür. Gözlük çerçevelerinin, birebir insan teriyle temasta olmasından dolayı her türlü oksitleyici, toksin etki yaratan ve alerjik reaksiyonları tetikleyici metallerden ve kimyasallardan arınmış ya da izole edilmiş olması gerekir. İmalatçı, kullanıcıların belirli bir çoğunluğunda, sağlıklı durumda takılı iken ciltte temasta veya ayar yaparken tahriş olma alerjik veya toksik etki yarattığı bilinen herhangi bir malzemeyi gözlük çerçevesinde kullanılmalıdır. (TS EN ISO 12870) (4,2) Ayrıca metal gözlük çerçevesi kullanıcının gözündeyken terleme esnasında, terden etkilenmemeli, aşınmaya uğramamalı, oksitlenmemeli ve kaplama tabakasında dökülmeler olmamalıdır. Bu yüzden nikel miktarının 0,5/ug / cm2 /sa üzerinde olmamasına dikkat edilmelidir. Nikel miktarı yükseldikçe alerjik reaksiyonlarda artış görülebilir. Nikel içermeyen gözlük çerçeveleri de mevcuttur.

Nikelin oksidini azaltmak, gözlüğe koruma sağlamak ve görünüm açısından nikel tabakası üzerine Au, Pd, Ru, Rd kaplamalar yapılmalıdır. Yüksek maliyet oluştursa da insan sağlığı açısından mutlaka kullanılmalıdır.

Kaplama tabakalarını her türlü aşınma, terleme, baskılara karşı koruma amacıyla gözlük üzerine elektroforetik ya da püskürtme yöntemiyle boyama ya da lak kaplamalıdır lakin gözlük üzerine yapışma derecesi gözlüğün kullanım ömrünü ve kalitesini artırır.

Son aşamalarda yapılan baskı ve ayarlarda kullanılan kimyasal boyaların hiçbir şekilde alerjik veya etki göstermemesi gerekmektedir. Bir gözlüğün üretime girdiği andan çıktığı ana kadar geçirdiği her türlü işlemde kullanılan metal ve malzemede sağlığa zararlı hiçbir kimyasal madde kullanılmamalıdır. Üretim çıkmış bir gözlük çerçevesi her türlü dış etmenlere, aşınmaya, basınca, dirence, terlemeye karşı sağlam kalmalıdır. Ayrıca TS EN 150 12870 standartlarındaki şartlar yerine getirmeli ve uyumlu olmalıdır. Süs olarak kullanılan kıymetli boynuzsu veya ağaçsı parçalar aksesuar olarak kullanılan altın, plastik gibi kıymetli madenlerden veya süsler, Yakut, Zirkonyum, Elmas, Pırlanta gibi taşlar, değeri artıran, dolayısıyla fiyatı da etkileyen unsurlardır.

Çerçevenin fonksiyonlarını artırmak veya kolaylaştırmak için kullanılan yaylanma, katlanma gibi özelliklerde fiyatını artıran niteliklerdir. Son yıllarda gözlük çerçeveleri fonksiyonları ile birlikte bir aksesuar, bir mücevher niteliği de taşımaya başlamış, dolayısı ile üzerindeki ince işçilikler ve süslemelerle daha kozmetik ve estetik bir görünüm yaratmaya çalışılmaktadır. Birçok firma modellerinde gözlük çerçevesi ile uyumlu küpeler, kolyeler, broşlar yapmaya başlamıştır. Önümüzdeki yıllarda bu kaygılar daha da artacak, devam edecek, belki de kozmetik özelliği, gözlüğün fonksiyonunu gölgeleyecektir.

Gözlük çerçevesi yapımında saplar metal-gövde plastik, saplar plastik gövde metal, tamamı metal tamamı plastik, gövde metal aksesuarlı plastik, plastik aksesuarlı metal, hakiki boynuz, hakiki kaplumbağa kabuğu, hakiki altın gümüş, kıymetli ahşap gibi seçeneklerden biri hammadde olarak tercih edilirken amaç gözlük kullanana sadece model olarak değil hammadde olarak da alternatifler sunabilmektir. Plastik çerçevelerde yeni hammadde arayışları sürerken, ısındığında genleşme, kolay biçim verebilme, normal ısıda seklini muhafaza edebilmesi, dayanıklılık, esneklik, hafiflik, kolay islenebilir, renklendirilebilir olması istenilen özelliklerin başında gelmektedir.

Metal çerçevelerde Titanyum gibi üstün özellikli elementler denenmekte, böylece daha hafif, fiziksel ve kimyasal dış etkenlere daha dayanıklı, esnek, terden kolay etkilenmeyen, kolay asınmayan, kolay deforme olmayan alasımlar geliştirilmektedir. Böylece hem sağlamlık, hem de rahatlık birlikte düşünülmektedir.

GÖZLÜK CAMI SEÇİMİ

Gözlük camı seçiminde kişinin alışkanlıkları, beklentileri, yaşı, kullanılan ortam veya iklim, kişinin günlük aktiviteleri, ışığa hassasiyeti, yapılacak gözlüğün cinsi (uzak, yakın, multifokal), recetesi ve doktorun tavsiyesi üstünde durulması gereken özelliklerdir. Ayrıca gözlük kullanma alışkanlığı edinmiş kişilerin kullanmakta olduğu gözlük camından şikayetleri de dikkate alınarak, cam seçimini ideal hale getirmek mümkündür. Bunun için sorulacak su soruların, şikayetleri açığa çıkartmakta yararı olabilir:

Kullanılan eski gözlüğün camlarından şikayetleri, ışık hassasiyeti, kullanma ortamı, kullanma amacı ve önemi, doktor tavsiyeleri göz önüne alınarak; kullanıcının birkaç gözlük kullanmayı mı veya birkaç özelliği bir arada içeren lens mi istediği sorulur.

Lens özelliklerinden en çok rahatsız olacağı ağırlık, kalınlık, kırılganlık, çizilme, renk, temizleme, yansıma, buğulanma, segment çizgisi gibi özelliklerin en önemli olanların tespit edilerek rahatsızlığı minimuma indirerek öneriler sunulur.

Örnekler vermek gerekirse: Ağırlığı ciddi bir şikayet olarak bildiren kişiye hafif bir çerçeve ile birlikte organik ya da polikarbonat cam tavsiye etmek, kişinin bu sorununa çözüm getirmiş olur. Eğer kişi organik camların çizilmesinden şikayet ediyorsa, kendisine cam yüzeyini sertleştiren ve çizilmeleri azaltan özel bir kaplamaya sahip olan organik camlar, polikarbonat ya da mineral cam tavsiye edilmelidir. Kendi kullanımından dolayı sık sık cam kırmaktan şikayetçi olan müşteri, pokikarbonat ve organik camlardan memnun kalacaktır.

Camın kalınlığından şikayet edenlere de yüksek indisli n= (1,6 - 1,7 - 1,8-1,9) camlar tavsiye edilmelidir. Bu tür camlar yüksek diyoptrilerin beraberinde getirdikleri ve kalınlık ağırlık gibi şikayeti ortadan kaldıracaktır.

Yansımadan şikayet eden kişilere entsiegelt (AR yansımasız) camlar, zor temizlenmesinden şikayeti olanlara normal ET veya ET'siz camlar tavsiye etmek gerekir. (ideali camları kirlendikçe uygun hidrofil, yumuşak, pamuklu ve ipek bezlerle temizlemektir.) Aslında bu tür şikayetler temizlemenin yeterince iyi yapılmadığı durumlarda ortaya çıkar.

Görme azlığı olanlara mümkün olduğunca beyaz veya mutlaka ET (AR) kaplamalı yani yansımasız camlar tavsiye edilmelidir. Bu kişilerde renkli cam az ışık ve alaca karanlıkta görmeyi azaltacağından, kaçınmak gerekir. Mineral camların saydamlığı organiklere göre daha yüksektir. Gece araba kullanma alışkanlığı olanlar veya mesleği icabı gece araç kullanmak zorunda olanlara, mutlaka yansımasız mineral cam tavsiye edilmelidir.

Renk istenirse de, bu % 15'i geçmeyen sabit bir renk veya % 15'e kadar açılma gösteren kolormatik bir lens önerilebilir.