Sepetinizde 0 Adet Ürün bulunmaktadır.

Işık Reaksiyonu ve Renkli Görme

renkli görme

PUPİLLA REFLEKSLERİ

Bir göze ışık tutulduğunda o gözün pupillasının küçülmesine direkt ışık refleksi, diğer göz pupillasının küçülmesine ise indirekt ışık refleksi denir. Pupillada küçülme olursa, refleks “pozitif”, küçülme olmazsa refleks “negatif” olarak değerlendirilir. Pupillayı küçültmeye yönelik emir, beyindeki Edinger-Westphal çekirdeği isimli bir merkezden her iki pupillaya eşit olarak gelir. Bu merkeze ışık uyarısı, gözden başlayan ve korpus genikulatum lateraleye gelmeden önce optik traktüsten ayrılan özel sinir lifleri aracılığı ile iletilir. Buraya ulaşan uyarı, her iki pupillayı da küçülten refleks yanıtı oluşturur. Gözden, korpus genikulatum lateraleye kadar olan yollardaki hastalıklar, ışık refleksini etkilerken, buradan sonraki hastalıklarda, pupillanın hem direkt, hem indirekt refleksleri tamamen normaldir. Pupillalarda ışığa karşı verilen küçülme yanıtına benzer bir refleks yakına bakış durumunda da ortaya çıkar. Yakındaki bir cisme bakıldığında her iki gözde içeriye doğru kayma, akomodasyon (göz lensinin uyumu) ve pupillalarda küçülme görülür. Bu duruma yol açan sinirsel iletinin yolu ışık reaksiyonu ile benzerdir.

RENKLİ GÖRME

Çevremizdeki cisimlerin renklerinin algılanması retinadaki koni isimli ışığa duyarlı hücreler tarafından sağlanır. Konilerde siyanolab (mavi), klorolab (yeşil) ve eritrolab (kırmızı) isimli fotopigmentler bulunur. Bu fotopigmentlerin olmaması veya fonksiyonunun bozuk olması durumunda renk körlükleri ortaya çıkar. Renk algılanması, söz konusu koni hücrelerinin bir veya birkaç tipinin uyarılmaları sonucunda oluşur. Hangi tip koni uyarılırsa cisim o renk olarak algılanır. Birden fazla koninin değişik şiddette uyarılmaları ile diğer ara renkler algılanır. Bütün koniler uyarılırsa cisim beyaz, hiçbiri uyarılmazsa cisim siyah renkli olarak değerlendirilir.

Renkli görme işlevi yapan fotopigmentlere “FOTOPSİNLER” denir. Fotopsinler 445 (mavi), 535 (yeşil) ve 570 (kırmızı) nanometre ışık dalga boylarında maksimum soğurma gösterir.

RENK KÖRLÜĞÜ

Normalde olması gereken koni hücrelerinin veya fotopigmentlerin olmamasına yada yetersiz işlev yapmalarına bağlı olarak renkli görmenin bozuk olmasıdır. Çeşitli tipleri vardır;

• Kırmızının görülememesi durumuna Protanopi

• Yeşilin görülememesi durumuna Döteranopi

• Mavinin görülememesi durumuna Tritanopi denir.

En çok kırmızı-yeşil tipte renk körlüğüne rastlanır, genellikle sadece erkeklerde görülür. Mavi renk körlüğü nadiren görülen bir renk körlüğü tipidir. Renk körlüğü basit renk ayrım testleri veya ISHIHARA kartları ile saptanabilir. Renk körlüğünün halen bir tedavisi yoktur.