Sepetinizde 0 Adet Ürün bulunmaktadır.

Objektif Göz Muayene Yöntemleri

göz muayene yöntemleri

Oftalmoskopi: Normal şartlar altında göz dibi muayenesi için kullanılır. Hastanın göz dibini net görüldüğü ana kadar aletin lens sistemi değiştirilerek tahmini bir değer elde edilir. Düşük diyoptrili kırma kusurlarını tespit edememesi yanında hekimin kırma kusurundan ve hastanın akomodasyonundan etkilenmesi, daha çok sferik kırma kusurları hakkında bilgi vermesi nedeniyle pek başvurulmaz.

Keratometri: Kornea eğriliğinin ölçülmesinde kullanılır. Mekanik ve bilgisayarlı değişik tipleri vardır. Özellikle kontakt lens verilmesi, refraktif cerrahi, göz içi lensi gücünün belirlenmesinde önemlidir. Keratometreye oftalmometrede denilmiştir. Kornea’nın merkezinde, iki eksende korneanın ön yüzünün astigmatizmasını ölçer. Kornea yüzeyinin konveks bir ayna gibi davranacağı prensibi ile çalışır. Görüntünün büyüklüğü eğrilik ile değişir. Eğrilik büyüdükçe görüntü küçülür. Lense bağlı astigmatizmayı ölçemediği için lens faktörünün ortadan kalktığı afak gözlerde daha anlamlıdır. Ancak katarakt ameliyatında göz içi lens konulması söz konusuysa, göz içi lensten kaynaklanan astigmatizmalarda da yararsızdır.

Ultrasonografik Biyometri: Günümüzde katarakt cerrahisi öncesinde, yerleştirilecek göz içi lens’in gücünün belirlenmesinde kullanılır. Refraksiyon muayenesinde katarakt ameliyatı olup göz içi lens konulmamış afak hastalarda (özellikle konjenital katarakt nedeniyle ameliyat edilmiş gözlerde) pupilla alanındaki düzensizlikler ve opasiteler nedeni ile retinoskopi sağlıklı olarak yapılamayabilir. Ön arka uzunluğun ölçümü ise mümkündür. Afak bir gözün tek kırıcı yüzeyi korneadır. Gözün total diyoptrik gücü’nden (Kırılma indisi / metre cinsinden ön arka uzunluk) kornea kırıcılığı diyoptri olarak çıkarılınca kırma kusuru bulunmuş olur.

Otorefraktometri: İlk kez 1937’de Colins tarafından geliştirilen otorefraktometri, elektronik ve bilgisayar teknolojisindeki gelişmeler ile günümüzde refraksiyon muayenesinde en çok kullanılan yöntem durumuna geçmiş durumdadır. Ölçüm için kızılötesi (infrared) ışınları kullanılır. Hastanın gözdibine gönderilen ışınlar retinadan yansıyarak alete geri döner. Bu yansıyan ışınları değerlendiren bilgisayar sistemi hastanın refraksiyon kusurunu verir. Bazı modellerde subjektif muayene üniteleri de eklenmiştir. Otorefraktometreler belli değerler arasındaki ölçümleri yapabilmektedir. Bu sınırlar sferik için genellikle (-20.00) D ile (+20.00) D arası, silindirik değerler içinde (-10.00) D ile (+10.00) D arasındadır. Ölçümün yapılabilmesi için pupillanın çok küçük (miyotik) olmaması gerekir. Çünkü çok küçük pupillalarda ölçüm yapılamaz. Hastanın akomodasyonundan dolayı yalancı sonuçların ortaya çıkmaması için siklopleji yapılması uygundur. Otorefraktometreler ile sikloplejisiz olarak yapılan ölçümlerde özellikle çocuk yaş grubunda , yalancı düşük “ + “ ve yalancı yüksek “ - “ değerlerin elde edildiği bilinmektedir. Ancak yetiş- kinlerde siklopleji ile yapılan ölçümlerde anlamlı bir fark bulunmamıştır.

Ölçümde kızılötesi ışınların kullanılması akomodasyonu provake etmemek içindir. Yalnız kızılötesi ışınları ile elde edilen refraksiyon ile görünür ışıkla oluşan refraksiyon arasında fark olabilir. Bu fark kromatik aberasyona ve ışığın retina fotoreseptör hücreleri tabakasından değil daha önden yansımasına bağlıdır ve (+0.75) ila (-1.50) D’lik hataların ortaya çıkmasına neden olabilir.

Otomatik refraktometreler 5 gruba ayrılabilir ;

1. Manuel objektif refraktometreler

2. Otomatik objektif refraktometreler

3. Görme keskinliğini ölçebilen objektif refraktometreler

4. Otomatik subjektif refraktometreler

5. Uzaktan kumandalı konvansiyonel refraktometreler

Hastanın gözlük veya kontakt lensi varken de ölçüm yapılması anlamına gelen ‘”over refraction tekniği” ile özellikle yüksek kırma kusuru olanlarda verteks uzaklığı problemi yaşanmadan refraksiyon kusuru tespiti yapılabilir.

Otorefraktometre yönteminin belki de en büyük avantajı zaman tasarrufu sağlaması ve hastaya güven vermesidir. Yalnız hastanın iletişiminin iyi olması, uyumlu olması ölçümün güvenirliliğinde önemlidir. Aletlerin belli aralıklarla kalibrasyonunun yapılması da ihmal edilmemelidir. Otorefraktometrelerin en önemli yararı, gözlük ihtiyacı hakkında doktora kısa sürede bir fikir vermesidir. Otorefraktometre ile elde edilen sonuçlar daima %100 doğru demek değildir. Yani elde edilen sonuç her zaman için hastanın kullanabileceği gözlük olmayabilir. Saptanan değerlerin subjektif yöntemlerle kontrol edilmesi ile en sağlıklı sonuçlar elde edilebilir.

Özetle

Refraksiyon kusurlarının ölçülmesinde kullanılan objektif yöntemler

• Oftalmoskopi

• Keratometri

• Ultrasonografik biyometri

• Otorefraktometri

Otorefraktometri, elektronik ve bilgisayar teknolojisindeki gelişmeler ile günümüzde refraksiyon muayenesinde en çok kullanılan yöntem durumuna geçmiş durumdadır. Ölçüm için kızılötesi ışınları kullanılır. Hastanın göz dibine gönderilen ışınlar retinadan yansıyarak alete geri döner. Bu yansıyan ışınları değerlendiren bilgisayar sistemi hastanın refraksiyon kusurunu verir. Bazı modellerde subjektif muayene üniteleri de eklenmiştir. Ölçümde kızılötesi ışınların kullanılması akomodasyonu uyarmamak içindir. Yalnız kızılötesi ışınları ile elde edilen refraksiyon ile görünür ışıkla oluşan refraksiyon arasında fark olabilir. Otorefraktometrelerin yararı, gözlük ihtiyacı hakkında doktora yardımcı olmasıdır. Otorefraktometre ile elde edilen diyoptri %100 doğru demek değildir. Çünkü otorefraktometreler her zaman için hastanın kullanabileceği gözlük diyoptrisini vermez. Saptanan değerlerin subjektif yöntemlerle kontrol edilmesi ile en sağlıklı sonuçlar elde edilebilir.