Sepetinizde 0 Adet Ürün bulunmaktadır.

Retina Nedir

retina nedir

Retina, göz küresi katmanlarının en içte yer alan ve ışığa duyarlı reseptörleri barındıran bölümüdür. Retinanın fonksiyonu ışık enerjisi şeklinde kendine sunulan bilgiyi, algılayarak beyine göndermektir. İnsan beyni dış dünyadaki nesneleri tespit etmek için en çok kontrastlarla ilgilenir. Işığı elektrokimyasal enerjiye çevirirken, retina karanlık ve aydınlık kontrast durumunun oluşturduğu bilgiyi, görsel beyinde anlamı olan nöral sinyallere çevirir. Retinanın ana fonksiyonel komponentleri fotoreseptörlerdir. Fotoreseptörler karanlıkta görmeden sorumlu rod ve aydınlıkta görmekten sorumlu koni isimli hücrelerden oluşmuşlardır. Retinada yaklaşık 120 milyon rod, 6 milyon koni hücresi bulunur. Rod ve konilerin dış segment membranları boyunca vitamin A’nın bağlanabildiği özel bir protein bulunur. Vitamin A dış segmente girerek bu proteinle birleşir. Yeni oluşan bu molekül ışığa duyarlı bir yapıya sahiptir. Işığın retinadaki fotoreseptörleri etkilemesi ile vitamin A ile protein molekülü arasındaki bağ kopar. Bu sırada oluşan fotokimyasal enerji görme siniri aracılığı ile beyine iletilir. Beyinde değerlendirilen bu enerji görüntü olarak algılanır. Retinanın korideaya yakın olan kısımlarına dış, vitreusa komşu kısmına ise iç retina denir. Dışta bütün uzunluğu boyunca uvea ile komşuluktadır. Retinanın pigment epitel katı optik sinirden pupillaya kadar uzanır. Retina, siliyer cismin iç yüzeyi ve irisin arka yüzünde tek katlı epitel olarak devam eder. Bu bölüm ışığa duyarsızdır ve “Pars caeca retina” adı verilir. Sensöryel retina, papilladan ora serrata’ya kadar uzanır. Bu bölüme “pars optica” ismi verilir. Retina denildiğinde bu optik kısım anlaşılır.

Ora serrata: Periferde retinanın optik parçasının bitiminde ora serrata denilen birleşim hattı bulunur. Retina ora serrataya testere dişi gibi girintiler yapmıştır. Ora serrata pars plana ile devam eder. Ora serrata limbusa nazalde 6mm, temporalde 7 mm uzaklıktadır. Ora serrata arka ve ön vasküler sistemlerin ayrılma noktasıdır. Retina genel olarak merkezi ve periferik retina olmak üzere iki bölümde incelenir. Merkezi retina, retinanın temporaldeki büyük damarlarıyla sınırlanmış bölgedir. Periferik retina ise bu damarlar ile ora serrata arasında kalan kısımdır. Retina muayenesi yapıldığında ilk dikkati çeken oluşum optik diskdir (papilla). Merkezi retinanın ortasında ise makula bulunur.

Makula: Merkezi retinanın ortasında yaklaşık 5 mm çapındaki bölgedir. Histoiojik olarak ganglion hücreleri burada çok katlıdır. Makula bölgesinde fovea foveola ve umbo yer alır.

Fovea: Makulanın ortasında yaklaşık 1.5 mm’lik çaplı bir alandır. Bu bölgede retina gangliyon hücreleri 6-8 katlıdır. Retinanın en kalın yeridir.

Foveola: Fovea merkezindeki tabana verilen isimdir, çapı 350 mikron kadardır. Retinanın en ince bölümüdür. Bu bölgede ışığın daha iyi algılanmasını sağlamak üzere gangliyon hücreleri kenara çekilmiştir: Bu bölgede sadece koni hücreleri bulunur. Foveolanın beslenmesi koryokapillarisden sağlanır, bu bölgede retinal kan damarı yoktur. Bu damarsız bölgede “foveal avaskü- ler zon” ismi verilir. Çapı değişken olmakla birlikte 250-600 mikron boyutlarında olabilir.

Umbo: Foveanın merkezindeki yaklaşık 50 mikrometre çapındaki çukurluğa verilen addır.

Optik sinir: Papilla, optik disk veya optik sinir başı olarak da tanımlanır. Makulanın nazalinde yaklaşık 1.5 mm’lik bir çapa sahiptir. Retina gangliyon hücrelerinden çıkan sinir liflerinin bu bölgede toplanması ile oluşmuştur. Sinir lifleri lamina kribrozadan geçerek gözü terk ederler. Lamina kribrozadan sonra myelinlenen lifler optik sinir adını alır. Optik diskde foto reseptör hücre bulunmaz bu nedenle kör nokta olarak da anılır. Merkezinde hafif bir çukurluk bulunur. Fizyolojik çukurluk denen bu bölgenin ortasından santal retinal arter ve ven çıkar.

Fizyolojik çukurluğun optik diske oranına “Cup / Disk” oranı denir. 3/10’a kadar normal kabul edilir. Cup / Disk oranının 3/10’u geçtiği durumlarda glokomdan şüphelenilmelidir. Retina dışta pigment epiteli, içte nörosensöryel retina olmak üzere iki katmandan oluşur. Bu iki yapı arasında anatomik bağ yoktur Birbirlerine yaslı olarak dururlar. Sadece optik disk ve ora serratada yakışıklıları vardır. Retina yırtıklarında sensöryel retina pigment epitelinden ayrılarak retina dekolmanı denilen hastalık tablosunu oluşturur. Nörosensöryel retina arka kutupda kalın, (0,4-0,5 mm) ora serrataya yakın daha incedir. Nörosensöryel retina dıştan içe 10 kattan oluşur. Şekil 14.2’de retinanın katları şematik olarak görülmektedir. Bu resimde ışık üstten gelmektedir. Şekilden de anlaşılacağı gibi ışık retina katlarını geçerek rod ve kon hücrelerine ulaşmaktadır. Bu retinanın katmanlarının saydam olduğunun bir göstergesidir.

Retina Pigment epiteli: Optik diskten ora serrataya kadar uzanan tek katlı, pigmentli, altı- gen hücrelerden oluşan bir tabakadır. Retina pigment epitelinin pek çok fonksiyonu vardır.

• Vitamin A metabolizmasında rol oynar

• Kan retina bariyerinin oluşmasına katkıda bulunur

• Fotoreseptörlerin artıklarını ortamdan uzaklaştırırlar

• Işığı absorbe ederler

Fotoreseptör hücreler: (koni ve basil hücreleri) İleri derece özelleşmiş fotoreseptör hücrelerdir. Üzerlerine düşen ışık enerjisini elektrik enerjisine çevirirler. Koni hücreleri merkezi retinada bulunurlar. Işıklı ortamda keskin ve renkli görmeyi sağlarlar. Fovea bölgesinde sadece koni hücreleri bulunur. Perifere gittikçe koni hücrelerinin yoğunluğu azalır. Basil hücreleri periferik görmeden ve alacakaranlık ortamdaki görmeden sorumludurlar. Periferik retinada bulunurlar.

Bipolar Hücreler: Fotoreseptör hücreler bipolar hücrelerle sinaps yaparlar. Bipolar hücreler görme yollarının birinci nöronudurlar.

Gangliyon hücreleri: Görme yollarının ikinci nöronudurlar. Gangliyon hücrelerinden çıkan sinir lifleri retina iç yüzeyine çıkarlar ve retina yüzeyine paralel seyrederek sinir lifleri tabakası- nı oluştururlar. Şekil 14.3’de ganglion hücrelerinin uzantılarının izlediği yol görülmektedir. Optik disk ganglion hücrelerinin uzantılarından oluşur. Gözü optik sinir olarak terkeden sinir lifleri kiyazmaya ulaşırlar. Kiyazmada temporal retinadan gelen lifler çaprazlaşmadan geçerken nazal retinadan gelen lifler çaprazlaşarak optik traktusu oluştururlar. Lifler beyinde korpus genikü- latum lateraleye geldiklerinde bir sinaps daha yaparlar. Korpus genikülatum lateralede görme yollarının üçüncü nöronu bulunur.

Retinanın beslenmesi iki kaynaktan olur. Retinanın dış kısmı koryokapillaristen, iç kısmı Santral retinal arterin dallarından beslenir. Bu iki sistem birbirinin yerini alamadığı için retinanın normal fonksiyonlarını devam ettirebilmesi için bu iki sistemin de çalışıyor olması gerekir.

Santral retinal arteri oftalmik arterin dalı olup göz küresinin 12 mm gerisinde optik sinir içerisine girer. Santral retinal arter papillada üst ve alt olmak üzere iki dala ayrılır. Bu iki dalda temporal ve nazal dallara ve onlar da daha ufak dallara ayrılarak retinanın iç katmanlarını beslerler. Kapillerler, sinir lifleri ve iç nükleer tabakada iki damar ağı oluştururlar. Damarların endotel hücreleri birbirlerine siki bağlantılarla bağlıdırlar. Retina pigment epitelinin siki bağlantı- ları ile kan-retina bariyerini oluştururlar.

• Rod ve koniler tercihen dalga boyu 400 ve 700 nm. arasında olan fotonları absorbe ederler.

• 700 nm. den uzun ve 400 nm. den kısa dalga boyları absorbe edilmeden retinayı geçerler.

• Koni fonksiyonunun kaybı yasal körlüğe neden olur.

Özetle;

Retina, göz küresi tabakalarının en içte yer alan ve ışığa duyarlı reseptörleri içeren bölümüdür. Retinanın fonksiyonu ışık enerjisi şeklinde kendine sunulan bilgiyi, algılayarak beyine göndermektir. Retinanın ana fonksiyonel , komponentleri fotoreseptörlerdir. Fotoreseptörler karanlıkta görmeden sorumlu rod ve aydınlıkta görmekten sorumlu koni isimli hücrelerden oluşmuşlardır. Periferde retinanın optik parçasının bitiminde ora serrata denilen birleşim hattı bulunur. Ora serrata pars plana ile devam eder. Ora serrata arka ve ön vasküler sistemlerin ayrılma noktasıdır. Makula, merkezi retinanın ortasında yaklaşık 5 mm çapındaki bölgedir. Makula bölgesinde fovea foveola ve umbo yer alır. Fovea: Makulanın ortasında yaklaşık 1.5 mm’lik çaplı bir alandır. Bu bölgede retina gangliyon hücreleri 6-8 katlıdır. Retinanın en kalın yeridir. Foveola, fovea merkezindeki tabana verilen isimdir, çapı 350 mikron kadardır. Retinanın en ince bölümüdür. Umbo: Foveanın merkezindeki yaklaşık 50 mikrometre çapındaki çukurluğa verilen addır. Optik sinir, Retina gangliyon hücrelerinden çıkan sinir liflerinin bu bölgede toplanması ile oluşmuştur. Optik diskde foto reseptör hücre bulunmaz bu nedenle kör nokta olarak da anılır. Retina histolojik olarak dıştan içe 10 kattan oluşur. Retinanın dış kısmı koryokapillaristen, iç kısmı santral retinal arterin dallarından beslenir. Endotel hücreleri terminal barlarla bağlıdırlar ve RPE’nin sıkı bağlantıları ile kan-retina bariyerini oluştururlar.